11 Ağustos 2015 Salı
Dalgaların senfonisi
Akşam sahildeyim, gün biterken yaşananları izliyorum, insanlar çabuk çabuk toplanıyor, şezlonglar kaldırılıyor, herkesin bi acelesi var ve belki de yetişmeye çalıştığı bir yer... Benim ise en sevdiğim zamanlar başlar, telaşsız, umarsız, kalan anların her dakikasının tadını çıkarırcasına beklediğim o anlar. Doğayı daha dingin, insanları ise bi o kadar telaşlı bulurum. Oysa ben, sahilin sessizliğini bozan dalga seslerini bekliyorum her akşam... Tepemden uçan martının beni selamlayışını, denizin içinde aheste aheste yüzen balığımı bekliyorum her akşam! Rastgele seçip aldığım bi kitabımın, rastgele açılmış bi sayfasını okuyorum bu anlarımda, dikkatimi çeken kelimeleri tekrar tekrar okuyorum ve işte bu anlarıma arkadaş oluyor dalgalar gel-gitleri ile. Bi senfoniyi yönetir gibi, bazen sakin, bazen coşkulu bir maestro edasında. Katılmak istiyorum senfoniye, ayaklarıma dalgalar dokunuyor. Hangi besteyi seslendiriyor senfoni diye duruyorum, anlamak istiyorum çırpınan balığı, kayalıklara saklanan yengecin çabasını, yosunların o şahane dansını, çakıl taşlarının denize çekilişlerini... Şanslıyım diyorum, yaşadığım bu dünyayı farketmemi sağlayan, bu dizeleri bana yazdıran güce...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
