Kapı çalınıyor her gün saat beşte, koşarak açıyorum kapımızı, oğluşum gelmiş okuldan. Yakası kaymış, üstü toz içinde önce benden korkuyor kızacağım diye, sonra binbir bahane üretip mutfağa koşuyor. Biliyor ki her okul çıkışında yaptığım gibi ev kurabiye kokuyor... Annemm diyor sarılıyor boynuma, bende kuzum diyorum ve anlatıyor okulda yaptıklarını bi taraftan kurabiyeleri ağzına tıkıştırırken! Altı yaşındaydı o mis kokulu kurabiyeler ile tanıştırdığım da onu. Zaman öyle akıp geçti ki değişmeyen tek şey kurabiyeler, değişen ise oğlumdu! Her yeni sene olgunlaştırdı oğlumu ve büyüttü ve benden ayırdı! Önce okul, sonra iş! Ama bende aynı kalan öyle çok şey vardı ki... Büyüdüğünü kabul edemediğim bir çocuğum vardı karşımda, sanki hergün beşte kapı çalacak ve anneeem diyip kurabiyelerime koşacak. Artık annemm diyişini telefonda duyuyorum, birde bana tattırdığı torun sevgisinde! Annemm hafta sonu geliyoruz kurabiyelerimi istiyorum diyen sesini hasretle bekliyorum; Canım annem, yazdığın yazıya ben devam ediyorum artık! Hergün eve gelişimde ki sevincimde sen vardın annem, kapıyı açıpta içeri girdiğim zaman kokan kurabiyelerimde sen vardın, bana kızar gibi yapıp kızmadığını da biliyorum, ben biliyordum ki sen beni her şeyden çok seviyorsun, bana kimse birşey yapamaz sen varsan yanımda. Büyüdüm ama geçen zaman sana olan duygularımı azalatmadı, aksine öyle arttırdı ki, hele çocuklarım olunca senin varlığının değeri bin kat arttı bende! Torunlarını kıskandım, benden çok seviyorsun diye ama sen o güzel yüreğinde hepimize öyle yer açtın ki! Kurabiye kokun burnumda, teninin yumuşaklığı elimde... Artık evimiz kurabiye kokmuyor sen bizi bırakıp gittiğin günden beri ve her kurabiye kokusunda kapıdan koşarak giren çocukluğum, cocukluğumun her anında sen varsın benim canım annem! Fundasword
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder